![]() |
|
Sağlık ve güzellik için kaplıca zamanı Yeni Şafak Gazetesi / 11.10.2009 Ülkemiz kaplıca zengini ama maalesef yeteri kadar bu kaynaktan faydalanamıyoruz. Yurt dışından kaplıca için Türkiye'ye gelenler varken biz neden faydalanmayalım? Bu aylar, sağlık ve güzellik için kaplıcanın tam zamanı... Türkiye, sağlık, güzellik, stresten uzaklaşmak, bedeni ve zihni dinlendirmek için kullandığımız kaplıcalar açısından bir cennet. Ancak bu kaynaktan yeterince faydalanabildiğimiz pek söylenemez. Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde bulunan Türkiye'de, sıcaklıkları 20-110 santigrat derece, debileri de 2-500 lt/sn arasında değişebilen bin 300 dolayında termal kaynak bulunuyor. 'Doğal çıkışlı ve bol' olarak nitelendirilen bu sular, eriyik maden değeri açısından yüksek, kükürt, radon ve tuz bakımından da zengin. Türkiye'de yılda 10 milyon kişi kaplıcalara gidiyor. Uzmanlar, herkesin hastalık durumlarında tedaviyi güçlendirmek, sağlıklı durumlarda ise bağışıklık sistemini güçlendirmek için yılda bir kez kaplıca kürü almasını öneriyorlar. TERMAL TURİZM'DE AÇILIM VAR Termal sular yeryüzüne çıkarken birçok toprak ve kaya parçasını eriterek mineralleri ile birlikte geliyor. Bu minerallerin etkisi ile meydana gelen sıcak sular romatizma, kireçlenme, boyun fıtığı, bel fıtığı v.b. hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Son yıllarda termal turizmine yönelik bir açılım var ve yatak sayılarında da ciddi artışlar bulunuyor. Türkiye'de de bu amaçla kurulan birçok tesis var ve hasta olan insanlar tatil yapmak için değil tedavi olmak için kaplıcalara geliyor. Termal turizm yatırımları son yıllarda büyük bir ivme kazandı ancak diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda oldukça geride kaldığımız ortaya çıkıyor. Termal su havzalarının olduğu bölgelerde ulaşım ağı ve havaalanı olmadığı için yurtdışından turist getirilmesi imkansız oluyor. YURT DIŞINDAN GELENLER VAR Yurtdışında termal turizmi ile ilgili sağlık kuruluşları daha aktif bir şekilde çalışıyor. Örneğin; Almanya'da hastalanan bir kişiye Afyon Kaplıcaları doktorlar tarafından tavsiye ediliyor ve hastanın bütün tedavi masraflarını devlet sigortadan karşılıyor. Türkiye'de de böyle bir uygulama var. Sosyal Güvenlik kurumlarına bağlı sigortalı vatandaşlar anlaşmalı tesislerde bu hizmetlerden faydalanabiliyor. Termal tesiste tedavi gören hastalar kendi ücretlerini ödüyorlar. Devlet de daha sonra o kişilere ödedikleri bedelin bir miktarını geri ödeme yapıyor. Termal sular kalp ve şeker hastası olan kişilere zararlı olabiliyor. Bu tesislerden yararlanırken doktor tavsiyesi göz önüne alınmalı. Halkımızın bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. ERDİLLİ TERMAL HOTEL Erdilli Termal Tesisleri, su mineral içeriği yüksek bir tesis. Mineralli su romatizma, kireçlenme v.b. hastalıklara iyi gelmektedir. Sudaki minimal radyoaktivitenin hücre yenileyici etkisi var. Bu radyoaktivite sayesinde de tesisimizdeki mineralli su diğer yaygın hastalıklara da iyi geliyor. Erdilli Termal Hotel Genel Müdürü Ahmet Erdilli 'Termal sular Avrupa ekseninde yaygın kullanılıyor. Türkiye'deki termallerin de yurtdışına pazarlanması için çok büyük tesisler yapılması gerekir. Çünkü 3. yaş turizmi dediğimiz sağlık turizmi daha pahalı bir turizmdir. Bu yüzden termal tesisler daha gösterişli olmalıdır' diyor. OYLAT KAPLICALARI Oylat Kaplıca suları sülfatlı suların bütün özelliklerine sahip. Nefrit, romatizma, siyatik, felç, ağrılı sinir hastalıkları, böbrek hastalıkları gibi bir çok rahatsızlığın tedavisinde faydalı. Oylat Kaplıcaları Genel Müdürü Fahri Ekren Türkiye'de doktorların Sağlık Bakanlığı'nın düzenleyeceği yeni bir genelge ile romatizma ve kireçlenme hastalarına ilaç tedavisi yerine kaplıca tedavisi tavsiye etmesi gerektiğini söylüyor. Ekren; 'Avrupa'da vatandaşlar devletten 15.000 _ ödenek alarak termal tesislerde tedavi görmeye geliyor. Türk halkının böyle bir imkanı yok. Bu yüzden Türkiye'deki doktorların Sağlık Bakanlığı'nın da düzenleyeceği yeni bir genelge ile kaplıcaların faydalarını öğrenmeleri ve hastaların tedavi sürecine göre kaplıca tavsiye etmeleri gerekir.' diyor. THERMALİUM WELLNESS PARK HOTEL Thermalium Wellness Park Hotel termal suyu kireçlenme, romatizma, cilt hastalıkları, kadın hastalıkları, böbrek taşı hastalıklarına iyi geliyor. Otel 90 oda ve 220 yatak kapasiteli bir tesis. Bayanlara ve erkeklere ayrı olmak üzere Türk hamamı, 2 açık havuz, bir kapalı havuz ve 4 adet aile havuzu bulunuyor. Termal su odalarda da kullanılıyor. Müdür Feyzullah Üstün 'En büyük termal su rezervine sahip ülkelerden biri olan Türkiye, termal su kullanımında dünya sıralamasında maalesef sonuncu sıralarda yer almaktadır. Arapların petrole verdiği değeri hükümetimiz termal sulara verse ülkemizin milli geliri artar' diyor. YALOVA TERMAL KAPLICALARI 1939 yılında kurulan Yalova Termal Kaplıcaları Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak işletiliyor. Yalova Termal, Türkiye'nin en zengin mineralli termal suyuna sahip. Termal su özellikle mide, bel fıtığı, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları, alerji hastalıkları, boyun fıtığı hastalıklarına çok iyi geliyor. Kaplıca İşletme Müdürü Sezai Taşkıran; 'Ben Yalova Termal Kaplıcaları'nda işletme müdürlüğü görevine geldiğim günden beri hem istatistiksel olarak hem de görsel olarak bazı araştırmalar yaptım. Tesisimizdeki sorunları bire bir yerinde tespit edip çözmeye çalışıyoruz.' diyor. MEHMET SAFA CANAT - HASAN CANAT / İSTANBUL |

